Eczacı Haber Türkiyenin Eczacı Haber Portalı

İlanlar Sayfası

3D ECZACILIK KONGRESİ
Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin organize ettiği 3D Ecza
İlaç kimlikleri çalındı SGK es
Sahte ve kaçak ilaçla devletin milyonlarca lirazarara uğramasının önüne geçmek i
Akciğer hastalıklarında ölüm o
Türk Toraks Derneği KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Polatlı, Kronik
Kanada da sağlık skandalı
Kanada'nın Alberta eyaletine bağlı Hinton kentinde kullanılmış enjektörle endosk
HIV in ilacı bir protein olabi
Bazı kişilerin HIV'e doğal bağışıklık geliştirmesinde bir proteinin rol oynuyor
Kamu Hastane Birlikleri geliyor

Kamu Hastane Birlikleri geliyor

  Bu yazı 03 Mayıs 2010, Pazartesi 23:50:39 eklenmiştir. 2209 kez okunmuştur.
Yazar : Ecz. Semih GÜNGÖR
Geçmiş yıllarda da pek çok örneğini yaşadığımız gibi, bizler ilaç ve eczacılık alanında önemli bir sorunla boğuşurken, hükümet canımızı çok yakacak bazı düzenlemeleri sessiz sedasız hayata geçirmeye çalışılıyor.


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bu düzenlemelerden biri Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı. Geçtiğimiz yıllarda AKP hükümetinin sağlık meslek örgütlerinin yoğun tepkisi sonucu gündemden çekip beklemeye aldığı tasarı, yeniden gündeme getirildi. Tasarı, sağlık alanında yapılan özelleştirilmeler içerisinde en kapsamlı ve en can yakıcı özelleştirme olmaya aday görünüyor.


Tam adıyla Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısı, 2007 yılının Mart ayında Meclis Başkanlığına gönderilmiş ve oradan da komisyonlara havale edilmişti. Üç yıl komisyonlarda dolaşan yasa tasarısı, geçtiğimiz haftalarda Plan ve Bütçe Komisyonundan geçti. Bugün ise Meclis Genel Kuruluna gelmeye hazır.


Kamu Hastane Birlikleri Yasası, AKP Hükümetinin sağlıkta dönüşüm programının en önemli adımlarından biridir.

SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesiyle sağlık hizmetlerinin tek çatı altında toplanması için atılan ilk adımın ardından bugün gelinen noktada kamu hastaneleri özelleştirilmeye (özerkleştirilmeye!) çalışılıyor.


Tasarı yasalaştığında Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastaneler Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla birleştirilip Kamu Hastane Birliklerine dönüştürülecek. Kamu Hastane Birliklerini yedi kişilik bir yönetim kurulu yönetecek ve bu yöneticilerden üçünü Sağlık Bakanlığı, ikisini İl Genel Meclisi, birini Birliğin kurulduğu ilin valisi, son üyeyi ise Ticaret ve Sanayi Odası belirleyecek. Üniversiteler, meslek örgütleri, sendikalar, talep ettiklerinde Birlik Yönetim toplantısına davet edilip görüşleri alınacak, ancak oy hakları olmayacak. Kamu Hastane Birlikleri yönetiminde yer almak için doktor veya sağlıkçı olmak gerekmeyecek.


Hastaneler hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmet alt yapısı, kalite ve verimlilik gibi konularda değerlendirilerek beş sınıfa ayrılacak. A-B-C sınıfı hastaneler Kamu Hastane Birliklerine dönüştürülebilecek.


Eczaneler de özel işletmelere!


Bir ilde kaç tane Kamu Hastaneler Birliği olacağına o ilin büyüklüğüne göre karar verilecek. Sağlıkta Dönüşüm (Yıkım!) Programı uygulanmaya başlandığında, ilk adım olarak "Tüm sağlık kurumlarını tek çatı altında birleştireceğiz ve herkese eşit, kaliteli sağlık hizmeti sunacağız" diyen AKP iktidarı, bugün daha üzerinden beş yıl geçmeden bir araya topladıkları hastaneleri kırk parçaya bölecek. Sağlık Bakanlığı'nın yetkilerinin büyük kısmı Kamu Hastaneleri Birliklerine devredilecek. Kamu Hastaneleri Birliği Yönetim Kurulu, Birliğin her türlü araç, gereç, malzeme, taşınırları ile tapuda Birlik adına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki yapı ve tesisleri satabilecek veya kiraya verebilecek, devir ve takas işlerini yürütebilecek. Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısında yapılacak bir düzenlemeyle hastane eczaneleri de özel işletmelere devredilecek ya da kiraya verilebilecek. Yani oluşturulacak yeni düzende hastanelerin ilaç hizmeti özel işletmelere devredebilecek.


2010 yılı Sağlık Uygulama Tebliğinde özel hastanelerin günübirlik tedavi uygulayamayacaklarına dair hükmün yer almaması, yatan hastalara verilen ilaç hizmetinin yanı sıra günübirlik kapsamına sokulacak pek çok ilacın da hastane eczanelerinden hastaya verilmesinin önünü açmıştır. Kamu Hastane Birlikleri Yasa Taslağının yasalaşmasının ardından oluşturulacak Hastane Birlikleri özel işletmelere dönüştürülecek,  hastane eczaneleri kiraya verilecek veya devredilecek ve bu yolla birçok ilaç eczacının elinden alınacaktır. Bu uygulamaların ardından başta hastanelerin yakınında yer alan eczaneler olmak üzere süreçte pek çok eczanenin kapanması gündeme gelecektir.


Ayrıca Kamu Hastaneleri Birliği Yönetim Kurulu, personel planlamasını yapmak, hastanelerde çalışanların ihdas, iptal ve değiştirilmesine karar vermekle yükümlü olacağı için, ülkemizdeki bu tip işletmelerin nasıl kısa sürede arpalıklar haline getirildiği göz önüne alındığında, bu yönde yapılacak tasarruflarla hastanelerde çalışan ve aralarında meslektaşlarımızın da yer aldığı pek çok personelin işsiz kalması kaçınılmaz olacaktır.


Sağlık meslek örgütleri kamu hastanelerini özelleştirecek bu yasa tasarısına karşı ortak mücadele etme kararı aldılar. Bizler mesleğimize yönelik yeni saldırıların gündemde olduğu bu süreçte, reçete hizmetinin önemli bir bölümünü özel işletmelere devredecek bu yasa tasarısına karşı mücadeleyi yükseltmek ve hastalarımızı bu tehlike karşısında bilgilendirmek zorundayız.


Sağlık meslek birlikleri, geçtiğimiz günlerde, Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısına karşı yürütecekleri ortak mücadele planını, yaptıkları bir açıklama ile kamuoyuna duyurdular. Ancak Türk Eczacıları Birliği'nin de altına imza attığı açıklama, bugüne kadar Birliğimizin internet sitesinde yayımlanarak eczacı kamuoyuna duyurulmadı. Türk Eczacıları Birliği'nin Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısına karşı ortak mücadelenin bir parçası olduğunu gösteren bu açıklamanın Birliğimiz görevlilerinin ihmali sonucu yayımlanmadığını düşündüğümüz için, açıklamayı kendileri adına Odamızın internet sitesinden eczacı kamuoyuna duyurduk.


Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti'ne düşen görev, bu açıklamada yer alan plana göre, 52 eczacı odasının tamamının ortak mücadelenin içerisinde yer almasını sağlamak ve sağlık alanında yaratılmak istenen Kamu Hastanesi Arpalıklarına engel olmaktır.


Sermaye, OTC yasasından kabaran iştahını gizlemiyor

Sağlık alanında yaşanan ve bizler için çok önemli olan bir diğer gelişme ise, OTC ile ilgili yeni bir yasal düzenlemenin çok yakında hükümet tarafından hayata geçirilecek olması. Başbakan Erdoğan'ın markette ilaç satışına izin verecek yasal düzenlemelerin yakında yapılacağına dair açıklamasının ardından reçetesiz satılan ve birçoğu Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın verdiği izinle ülkemize gelerek eczane dışında satışa sunulan ürünlerin ve bunları satan mağazaların sayısında hızlı bir artış yaşanmaya başladı.


Başta Eczacıbaşı olmak üzere birçok firma OTC ürün gamını genişletmek üzere çalışma yapıyor. Ülkemizde yakın süreçte market zincirleri oluşturacak olan uluslararası sermaye grupları Türkiye'deki ortaklarıyla yaptıkları toplantılarda eczane reyonları açacaklarını ve bu hususta gerekli düzenlemelerin hükümet tarafından yakında tamamlanacağını rahatlıkla dile getirebiliyorlar. Boyner mağazaları genel müdürü, yaptığı açıklamada, ilgili yasaların çıkması durumunda reçetesiz ilaç satışı yapabileceklerini belirtiyor. Kısacası eczane pazarında gözü olanlar, bugün iştahlarının ne kadar kabardığını açıklamakta herhangi bir beis görmüyorlar. Bu açıklamalar bizler için tehlikenin ne kadar yakında olduğunu ve Başbakanın açıklamasının bir dil sürçmesinden ibaret olmadığını ortaya koyuyor.


Tüm gelişmeler karşısında Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti'nin, seçildiğinden bu yana ısrarla sürdürdüğü sessizliğini bozması gerekiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, eczacıyı suçlayıp neredeyse hırsız ilan ettiğinde sessiz kalmak ne kadar yanlış ise, bugün bizlere zorla dayatılmak istenen İTS ve OTC uygulamaları karşısında da aynı sessizliği korumak o kadar yanlış bir davranıştır ve bu meslekte gözü olanları daha da cesaretlendirir.

Sağlık Bakanı meslek örgütlerini kapatmak istiyor!


Sağlık Bakanı'nın, 7 Mart tarihinde Samsun'da katıldığı MÜSİAD toplantısında sarf ettiği  "Bakın iki maddelik kanundur arkadaşlar, üç maddelik kanundur. Bir kanun yaparız deriz ki Eczacılar Birliği, Tabipler Birliği, Dişhekimleri Birliği'nin birlik kanunları iptal edilmiştir. Hadi bakayım Danıştay karar alsın da göreyim bakayım.

Hangi kararı alacağını ondan sonra göreyim bakayım ben" sözlerine tepkisiz kalmak mümkün değildir. Meslek örgütlerini yok ederek bu ülkeyi siyasi iktidar için dikensiz gül bahçesine çevirmeye çalışmak, ülke demokrasisi adına son derece endişe vericidir. Bu açıklama eğer bir dil sürçmesi değilse, sağlık alanını yönetenlerin, bugün Başbakanın dile getirdiği yasal düzenlemeleri hayata geçirebilmek için neleri yapabileceklerini ortaya koyması açısından çok önemlidir.


Bu nedenle Türk Eczacıları Birliği ve 52 eczacı odası, mesleğimiz ve meslek örgütlerimiz üzerinde bu kadar ağır baskıların olduğu ortamda daha aktif olmak ve ortak mücadeleyi yeniden yükseltmek zorundadır.


Tehlike artık kapıda değildir. Kapıyı aşıp yanı başımıza ulaşmıştır.


Saygılarımla.

İstanbul Eczacı Odası Başkanı
Ecz. Semih Güngör


Diigo Diigo Digg Digg Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Facebook Facebook Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo BlinklistBlinklist Google Google
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!



Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için TIKLAYIN!

Kullanıcı Adı :
Şifre :
      Kayıt Ol  

Diğer Ecz. Semih GÜNGÖR Yazıları
Kullanici Adi
:
Sifre
:
   
 
İlanlar Sayfası
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Sitemizi Nasıl Buldunuz.
Çok Güzel
Güzel
İyi
Kötü
Diger anketlerimiz için tıklayın...
© Copyright Eczacı Haber
Her hakki saklıdır.