İlaç Takip Sistemi'ni "her ne olursa olsun, yeter ki olsun" anlayışıyla bir an önce hayata geçirmek üzere 26 Nisan 2010 tarihinde Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından "İTS Geçiş Sürecinde Uyulacak Hususlar" başlıklı yeni bir duyuru daha yayımlanmıştır.
Duyuruda; İlaç Takip Sistemi'ni hayata geçirmeye yönelik olarak 16 Mayıs 2010 tarihi ile 1 Haziran 2010 tarihi arasındaki süreçte yapılması istenen fakat nasıl yapılacağına dair açıklık getirilememiş uygulamalar yer almaktadır.
Bu duyuruda da yer alan ve İlaç Takip Sistemini bir an önce hayata geçirmeye yönelik çözüm olarak sunulan yöntemlerin; beraberinde getireceği çözümsüz soru ve sorunlarla 16 Mayıs'ta yaşanacak kaosu daha da derinleştireceği artık çok açıktır.
Duyuruya göre;
-
"01 Mayıs 2010 tarihi itibariyle firmalardan ecza depolarına ve ecza depolarından eczanelere hiçbir surette karekodsuz bir ürün sevk edilmeyecektir. Bu tür ürünler ilaç firmaları sorumluluğunda ya karekodlanacak ya da geri çağrılacaktır."
1 Mayıs 2010 tarihi itibarıyla eczanelerin ve ecza depolarının elinde bulunan binlerce kutu karekodsuz ilacın etiketlenmesi veya geri toplanması için öncelikle tespit ve bildirim yapılması gereklidir. Bu tespit ve bildirimlerin 15 gün içerisinde tamamlanması mümkün müdür?
-
"01 Mayıs 2010 tarihi itibariyle piyasada bulunan karekodlu ürünlerin sisteme kaydedilmemiş olanlarının kayıtları tamamlanmış olacak, bu tarih sonrasında yapılacak denetimlerde karekodları sisteme kaydedilmemiş ürünler Bakanlıkça tespit edildiği takdirde, ürün hakkında gerekli işlem yapılacaktır."
Duyuruda yer alan son derece muallak bu ifade; Bakanlıkça tespit edilemeyen ve karekodları sisteme kaydedilmemiş ürünlerin akıbetinin ne olacağı sorusunu da beraberinde getirmektedir.
-
"En geç 15 Mayıs tarihine kadar, piyasada bulunan karekodlu ve kupürleri iptal edilmemiş olan ürünler varsa, firmalar bu ürünlerdeki kupürleri iptal etmelidirler. Kupür üzerinde bulunan "İTS", "Karekodlu", "K.Kodlu", "Karekod içermektedir" gibi ibarelerin tümü iptal olarak kabul edilecek ve bu tür ibareler içeren kupürler 16 Mayıs 2010 tarihinden itibaren kesildiği takdirde ödenmeyecektir."
Firmaların, eczane ve ecza depolarında bulunan binlerce kutu karekodlu ve kupürleri iptal edilmemiş ilacın kupürünü nerede, nasıl ve hangi yöntemle iptal edeceğine dair hiçbir bilgi verilmemiştir. 15 günlük sürede piyasadaki karekodsuz ilaçların tümünün karekodlanması, karekodlu ve kupürlü olanların da kupür iptallerinin aynı anda tamamlanmasının imkansızlığı Genel Müdürlük tarafından öngörülememiştir.
Duyuruda Genel Müdürlük, geri ödeme kurumu gibi davranarak 16 Mayıs 2010 tarihinden itibaren, üzerinde "İTS", "Karekodlu", "K.Kodlu", "Karekod içermektedir" gibi ibareler içeren kupürlerin kesildiği takdirde bedellerinin ödenmeyeceğini bildirmiştir. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü bir geri ödeme Kurumu değildir. Bu tür ilaçların geri ödenme koşullarını belirleyecek olan Kurum, Sosyal Güvenlik Kurumu'dur. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nün yapması gereken; Eczanelerde bulunan bu tür ürünlerin İlaç Takip Sistemi'ne kayıtlarının nasıl yapılacağını açıklayarak bu ürünler nedeniyle eczanelerimizde ve ülkemiz ekonomisinde yaşanacak kayıpları önlemektir.
-
"8 dereceden daha soğuk ortamlarda korunması gereken ürünler yukarıdaki kapsam dışında kalacak ve bu tür ürünlere işlem yapılmayacaktır. Bu süreç içinde hiçbir soğuk zincir ürünü eczanelerden ecza depolarına iade edilmeyecektir."
09.03.2010 tarih ve 2010/11 sayılı SGK genelgesinde "Serumlar (periton diyaliz solüsyonları, tıbbi mamalar ve enteral beslenme ürünleri hariç olmak üzere), radyofarmasötikler, sıfır santigrat dereceden daha soğuk ortamlarda bekletilmesi zorunlu olan soğuk zincir ürünleri ile alerji aşıları gibi kişiye özel üretilmiş ilaçlar 01/01/2011 tarihine kadar karekod uygulamasının kapsamı dışındadır." şeklinde düzenleme yapılmıştır." ibaresi yer almaktadır. Bu genelgeye istinaden yukarıdaki ürünlerin 01.01.2011 tarihine kadar karekodsuz işlem görmesi söz konusuyken, bu Genelgeden sonra yayımlanan 2010/12 ve 2010/24 sayılı Genelgelerde bu tip ürünlere ne tür bir işlem uygulanacağına dair herhangi bir açıklama yer almamaktadır. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nün duyurusunda ise sadece 8 dereceden daha soğuk ortamlarda korunması gereken ürünlerin kapsam dışında kalacağı belirtilmektedir. Bu ürünlerin (Serumlar, radyofarmasötikler, sıfır santigrat dereceden daha soğuk ortamlarda bekletilmesi zorunlu olan soğuk zincir ürünleri ile alerji aşıları gibi kişiye özel üretilmiş ilaçlar) 01.01.2011 tarihine kadar karekodsuz olarak satışa sunulmaya devam edip etmeyeceği, geri ödemelerinin nasıl yapılacağı yine belirsizdir.
-
"Karekod ile birlikte ambalaj üzerine fiyat bilgisi konulmuş ürünlerde fiyat değişiklikleri olması durumunda, firma ambalajlardaki fiyatları değiştirmek üzere sürşarj etiketi ve benzeri bir uygulama yapmayacak, ürünler üzerlerindeki fiyatlarla satışa sunulacaktır. Fiyatlar, gerekirse İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü internet sitesindeki "Fiyat Sorgulama" bölümünden eczaneler tarafından kontrol edilerek hastaya verilecektir."
İlaç fiyatlarının her hafta(her Cuma günü) değiştiği ülkemizde, ilacın güncel fiyatının yer almadığı etiketlerle hastalara sunulması eczacıyı yine hastalarıyla karşı karşıya getirmekle kalmayacak, ilaç fiyatlarının eczaneler arasında farklılık göstermesine de neden olabilecektir.
İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son duyuruda yer alan ama altı doldurulmamış bu tarz yöntemlerle ve bazı çevrelerin öngördüğü gibi mevcut şartlarda alınacak tüm tedbirlerle bile bu sürecin atlatılabilmesi ve İlaç Takip Sisteminin hayata geçirilebilmesi mümkün değildir!
Sayın Genel Müdürlüğün son duyurusunda yer alan uygulamalara ve yaratacağı sorunlara yönelik öngörülerimizi ilgililerin dikkatine sunuyor ve İlaç Takip Sistemini ne pahasına olursa olsun hayata geçirmeye çalışanları, ülkemiz insanının sağlığıyla oynama pahasına sürdürdükleri bu inatlaşmadan vazgeçmeye bir kez daha davet ediyoruz.
Saygılarımızla.
İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu